Telve Kahve

Otomatik Filtre Kahve Makinesi Alırken Dikkat Edilecekler

İlk otomatik filtre kahve makinemi tamamen fiyatına bakarak almıştım. Kutusundan çıkardığım akşam heyecanla demledim, sonra iki hafta boyunca "acaba kahve mi kötü?" diye kendimi suçladım. Meğer sorun makinedeydi: su, kahvenin ortasına ince bir çubuk halinde akıyor, kenardaki toz hiç ıslanmıyordu. O günden sonra üç ayrı makineyle yaşadım, birini de arkadaşımın mutfağında uzun uzun kurcaladım. Filtre kahve makinesi seçim sürecinde gerçekten fark yaratan şeylerin, kutunun üzerinde yazan özelliklerle pek örtüşmediğini böyle öğrendim.

Su dağılımı: en çok göz ardı edilen ayrıntı

Elle pour over yaparken suyu neden dairesel hareketlerle döktüğümüzü düşünün: bütün kahve tozunun eşit sürede, eşit miktarda suyla temas etmesini istiyoruz. Otomatik makine de aynı işi yapmak zorunda, sadece bunu sizin yerinize yapıyor. Ucuz makinelerin çoğunda tek delikli bir çıkış vardır ve su tek bir noktaya damlar. Sonuç, ortada aşırı ekstraksiyona uğramış acı bir çukur, kenarda ise hiç ıslanmamış kuru toz olur. Bardağa gelen şey de "hem acı hem cılız" gibi tuhaf bir tat.

Makineyi mağazada denemek çoğu zaman mümkün olmuyor, o yüzden ben şu iki şeye bakıyorum:

İlk demlememden sonra kapağı açıp yatağa bakma alışkanlığı edindim. Yüzey düzgün ve homojen ıslaksa makine işini yapıyor. Ortada bir krater, kenarda kuru adacıklar varsa ya toz boyutunu değiştirmem ya da makineyi kabullenmem gerekiyor demektir.

Sıcaklık tutarlılığı: ısıtıcının gücü kadar süresi

Filtre kahve için hedeflenen su sıcaklığı genelde 92-96 °C aralığıdır. Ucuz makinelerin sorunu şu: ısıtıcı su rezervinden çektiği suyu anlık ısıtır ve bu ısıtma çoğu zaman yetersiz kalır. Ben eski makinemin çıkış suyunu termometreyle ölçtüğümde 84 °C civarında bir değer gördüm. 84 derece suyla ne elle ne makineyle iyi kahve yapılıyor; kahve ekşi ve kâğıt gibi çıkıyor. Su sıcaklığının demleme üzerindeki etkisini ayrıca ele aldığım için burada uzatmıyorum ama şunu söyleyebilirim: sıcaklık, makinenin geri kalan bütün özelliklerinden önce gelir.

Bakılacak işaretler:

Bir termometre alın

Bunu ısrarla söylüyorum çünkü makine hakkındaki bütün tahminlerimi bir prob termometre çözdü. Karafa akan ilk 100 ml'nin sıcaklığını ölçmek, satın alma kararını iade süresi içinde vermenizi sağlar. 88 derecenin altındaysa geri gönderin.

Karaf: kahvenin bekleyeceği yer

Demleme bitince kahve bitmiş sayılmaz. Cam karaflı makinelerin altında bir ısıtma plakası olur ve o plaka kahveyi saatlerce pişirir. Yarım saat sonra bardağa aldığınız kahve, ilk bardağın aynısı değildir; yanmış, tahta gibi bir tat alırsınız. Ben bunu ofiste sabah demlenip öğlene kadar plakada duran kahvelerden fazlasıyla tanıyorum.

Karaf tipiAvantajDezavantaj
Cam + ısıtma plakasıUcuz, seviyeyi görürsünüz, temizliği kolayKahve plakada pişer, 20-30 dakikada tat bozulur
Paslanmaz çelik termosIsı kaynağı yok, 1-2 saat içilebilir kalırİçini göremezsiniz, kokuyu tutabilir, daha pahalı

Tek başına yaşayıp günde bir fincan içiyorsanız cam karaf yeterli. İki-üç kişi içiyorsanız veya kahveyi sabah demleyip yayarak içiyorsanız termos karaf, ödediğiniz farkı fazlasıyla geri veriyor. Kendi tercihim termos oldu; ısıtma plakasının olmaması bana "kahve bekliyor" endişesinden kurtardı.

Kapasite, temizlik ve gerçekten gerekmeyen özellikler

Makine kapasitesini üst sınırına göre değil, alışkanlığınıza göre seçin. 10 fincanlık bir makineye tek fincan demlerken sepetteki kahve yatağı çok sığ kalır, su içinden hızla geçer ve tat ince çıkar. Ben genelde makinenin nominal kapasitesinin en az yarısını demlemeye çalışıyorum.